İnsanlar zihinlerinin çalışma şekillerden ötürü bilinmezlikleri azaltmak ister, varoluşlarını bilmeye ve dünyayı anlamlandırmayı çalışırlar; bunun yaygın yollarından biri de kıyaslama ya da karşılaştırma yapmaktır (Blog’daki şu yazıya da bakınız: Kendimizi Neden Başkalarıyla Kıyaslarız? Sosyal Karşılaştırma Teorisi). Bu çok anlaşılırdır çünkü Irvin Yalom’un kitabında1 geçtiği üzere “Ne olmadığımızı keşfetmemiz ne olduğumuzun keşfine giden bir adımdır.” ve bu keşif sürecinin en baskın dinamiklerinden biri belki de kendimizi diğerleriyle karşılaştırmadır. Bazen bu karşılaştırmalardan kendi hayatımıza benzer bir zorluk, acı ya da problem gibi ortak insanlık deneyimleri yakalayabiliriz. Ne demek istiyoruz?
Yaşadığınız zorluğu/acıyı bu kocaman dünyada yaşayan tek kişi sizmişsiniz gibi hissettiğiniz ya da böyle düşünen/hisseden birilerine rastladığınız oldu mu hiç? İşte tam bu noktada “O da benzer şeyler yaşıyormuş, o da benim gibi hissediyormuş.” farkındalığının yüreğinize serptiği ferahlatıcı su bu yazının konusuyla yani “grup psikoterapisi” dinamikleri ile oldukça ilgili.
Grup psikoterapisinin tarihinin eskilere dayandığı, 1940’lardan bu yana ruhsal hastalıkların ve çeşitli tıbbi durumların tedavisinde önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Tüm dünyayı sarsan COVID-19 pandemisiyle birlikte çevrimiçi grup terapileri de oldukça yaygın hale gelmiştir2. Gelin şimdi birlikte konunun detaylarını inceleyelim.
Terapi Grupları Kaç Kişiden Oluşur?
Grup terapisinin farklı yaklaşımlarına, konulara (sorunlara) ve grubun dinamiği ya da yapılanmasına göre çeşitlilik gösterebilse de gruplar yaklaşık 5-15 kişilik katılımcılardan oluşur3.
Grup Terapisi Sıklığı ve Bireysel Terapi İhtiyacı
Çoğunlukla gruplar haftada 1 olmak üzere ortalama 1 ya da 2 saat toplanır. Katılımcılardan bazıları ihtiyaca bağlı olmak üzere grup terapisine ek bireysel terapiye de katılabilir (Bu durum genel uyum sürecini kolaylaştırabilir, ilgili kişinin ve grubun süreci için faydayı artırabilir). Diğer katılımcılar ise yalnızca grup terapisine devam eder4.
Grup Terapisine Hangi Yaştaki Kişiler Katılabilir?
Grup psikoterapisi konuya ve ihtiyaca bağlı olarak neredeyse çoğu yaş grubu için uygun bir ortam sağlayabilir: Çocuklar, ergenler, yetişkinler, yaşlılar5.
Grup psikoterapisi kapsamındaki bazı gruplar homojen bazıları ise heterojen yapıda olabilir. Homojen gruplarda grup üyeleri (danışanlar) benzer sorunlara sahiptir. Heterojen gruplarda ise danışanların geçmiş öyküleri ya da sorun alanları çeşitlilik gösterebilir6.
Grup Terapisinin Bireysel Terapiden Farkı
Bireysel terapi kapsamında danışanın sorunları bir terapistle bire bir ilişki içinde ve özel olarak ele alınır, psikoterapist-danışan etkileşimi oldukça kişiseldir. İlişki dinamiklerine odaklanma şekli ve yoğunluğu bireysel terapi yaklaşımlarına göre çeşitlenebilir. Grup terapisinde ise bireylerin grup içi ilişkileri başlıca odak noktalarındandır6.
Gruptaki katılımcılar yani danışanlar, çoğunlukla tanıdık/sosyal çevresinden olmayan -görece yabancı- bireylerle eş zamanlı bir etkileşim kurar. Bu etkileşimlerin aileden, önceki yakın ilişkilerden ya da iş ortamı gibi diğer yakın sosyal bağlamlardan türemiş olan çeşitli dinamikleri açığa çıkarması beklenir. Grup terapistleri grup üyelerinin “şimdi ve burada” bağlamında ortaya çıkan bu grup içi ilişki dinamiklerini gözlemler ve bunları grup terapisi ilkelerine uygun olarak “grupla birlikte” ele alır6.

